Asteroid ve kuyruklu yıldızların dünyamıza çarpması gerçekte çok sık rastlanan bir olay değil... 1908 yılında, 50-100 metre çapındaki bir asteroid dünyanın atmosferine çarpmış ve Siberya'da Tunguska'nın 6 km. üzerinde infilak etmişti. Patlama o kadar büyüktü ki, kilometreler boyunca uzanan arazideki bütün ağaçlar dümdüz olmuştu. Büyük bir mucize sonucu ölen olmamıştı. Bunda, asteroidin dünyanın ıssız bir bölgesine düşmüş olmasının büyük bir rolü vardı. Patlama sonucu sandalyesinden düşen en yakın kişi olaya 110 kilometre uzakta bulunuyordu. Ancak, patlama atmosfere o kadar toz yaymıştı ki, günlerce görülmeye değer kırmızılıkta günbatımları yaşandı. Gökyüzü uzun bir süre parlak kaldı, geceyarısı gazete okumak mümkün oldu.
Bilimadamlarına göre, Tımguska'daki büyüklükte asteroidler bir kaç yüzyıl arayla dünyamıza çarpabilir. Bir kilometre büyüklüğündeki asteroidlerin bize çarpma ihtimali ise her 100 bin yılda bir... Bu büyüklükte bir çarpışmanın bir kıtanın tümünü yok etmesi ve atmosferin tümünü zehirle doldurmasına ise kaçınılmaz son olarak bakılıyor...
Bunların haricinde, az ya da hiç hasar vermeyen küçük çaplı çarpışmalar da birkaç yılda bir yaşanıyor. Ancak, küçük de olsa şehre çarpan bir asteroid veya kuyruklu yıldızın, binlerce insanın ölümüne yol açabileceği gözardı edilmemesi gereken bir acı bir gerçek...
probiyotik
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız