Gerçeklik kavramının her insan için farklı olabileceğini daha önce hiç düşünmüş müydük bilmiyorum. Farklı gerçekliklerin inşa edilebileceğini ortaya koymuştuk ama gerçeklik denilen şeyin her insan için farklı olabileceği durumu aslında son derece mümkün bir durum. Özellikle insan doğasına bakıldığında bu apaçık kendini gösteriyor. Peki, dünyada yaşanan bir olay veya herhangi bir şey nasıl olur da her insan için farklı bir gerçeklik yaratma potansiyeline sahip olabilir? Nasıl olur da bir tane şey her insanda farklı bir yansımaya sebep olabilir? İşte bunun cevabı aslında her insanın farklı bir algı düzeyine, farklı bir zihinsel yapıya, farklı hislere sahip olması ile ilgili ve daha da önemlisi insanların dünyayı algılama mekanizmaları ile ilgilidir.
Bir insan dünyayı algılarken genellikle olayın ne olduğundan ziyade kendisine ne hissettirdiğine bakar. Çünkü aslında insanlar dışarıda yaşanan olayların duyu organlarıyla algılandıktan sonra, içeride nasıl hissedildiğine göre, nasıl yorumlandığına göre bir gerçeklik algısı oluşturur. Yani şöyle diyebilirim size, diyelim ki siz çok büyük bir kutlamanın ortasındasınız. Bu kutlamada siz eğlence hissedebilirken başka biri eğlence hissetmeyebilir. Orada yaşanan şey bir kutlamadır ama belki de bir kişinin başı ağrıyordur gürültüden, rahatsız olmuştur ve eğlence hissetmiyordur.
Başka bir insan bambaşka bir şey hissedebilir. Ortada yaşanan şey sadece bir kutlamadır ama herkes için anlamı bambaşkadır. Çünkü her insan için hissettirdiği bambaşka olabilir. İşte buradan da aslında bireysel gerçekliğin oluşumunun tamamen insan algılarına ve hislerine dayalı olduğunu, aslında insan doğasının bir sonucu olduğunu anlayabiliriz. Evet, ne yazık ki bir olaydan yüz binlerce farklı anlam çıkabilir. Çünkü hislerin sınırı yoktur.
Yorumlar
Her birey kaçınılmaz olarak kendi gerçekliğini oluşturur
kişisel gerçeklik bitmez
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız