Güçlü ya da güçsüz olmak, bazen doğanın size verdiği imkanlarla ilgili olsa da, bazense sizin seçiminizle ilgilidir. Bazı insanlar karakter veya yapı gereği, yaşanmışlıklar sonucu güçlü olmayı seçerken veya güçlü olmak zorunda kalırken, bazıları yine doğanın ve hayatın kendilerine verdiklerinden ziyade, sadece bir seçim meselesi olarak güçsüz kalmayı, güçsüz olmayı seçebilirler. Bunun en önemli sonuçlarından birisi ise, aslında güçsüz olanın güçlü olan birisini bulup, onun yanında yerleşmek zorunda kalması olacaktır.
Bununla birlikte, güçsüzlüğü seçmenin sebeplerine baktığımız zaman, gücün getirdiği sorumluluk ve yükün altında kalmak istememek bir sebep olarak gösterilebilir. Sorumluluk sahibi olmamak zordur aslında. Çünkü güçlü birisini güçlü yapan şey, kendi hayatını, başkalarına danışmadan, başkalarına bırakmadan kendi kararlarıyla yaşamasıdır. Bunca şeyi kendisi yapmaya çalışan birisi, güçlüdür. Sorumlulukların ve yükün altında da kalmış vaziyettedir.
İşte güçsüz olmayı seçmek, onca sorumluluğun ve yükün altında kalmaktansa, bu sorumluluk ve yükün altında kalmayı seçmiş birisinin, birilerinin etrafında olup, onlara belli bir noktaya kadar yardımcı olmak, belki de onların otoritesini kabul etmekle ilgili olacaktır. Ama güçsüz olmayı seçen birisi, kendi hayatının yükünü güçlü olan kişiye nakletmiş olacaktır. Yani güçsüz olmak aslında hem bir seçim meselesi olabilir, hem de bireyin kendi yetersizliklerinden dolayı bulunduğu konumla ilgili olabilir. Ama mesele seçimse, güçsüz olmak aslında bireyin kendi hayatının sorumluluğunu veya başkalarının sorumluluğunu almaktan kaçmasıyla ilgili bir şeydir. Belli başlı yüklerin altına girmemekle ilgili bir şeydir.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Doğru tespit. Kısa ve öz.
Bazı insanların seçim yapma lüksü var
Seçim şansının çokta tanındığı bir durum olduğunu sanmıyorum
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız