Bir insanın kimliğini oluşturan etkenlere baktığımız zaman aslında birçok etkenden ziyade bir tane ana etken ve o ana etkenin etrafında dönen yan etkenler görebiliriz. Bir insanın kimliğini oluşturan o ana etken ise aslında yaşam şartlarıdır. Bir insan içinde bulunduğu yaşam şartlarına göre onu hayatta tutabilecek veya en iyi noktaya getirebilecek şekilde kendi kimliğini oluşturur. Burada bireyler arasındaki kimlik oluşum farklarına gelecek olursak ise yani diyelim ki aynı ortamda aynı güce sahip aynı aile içinde olan bireylerin yine birbirlerinden farklı kimliklere sahip olma potansiyelini görebiliriz. Burada ise karşımıza çıkacak ikinci bir unsur yani ortama uyum sağlama dediğimiz ana unsurun bir yan dalı olarak çevreyi ve hayatı algılama şekli olarak düşünebiliriz.
Çünkü kimlik oluşumu aslında bireyin kendi içinde olan bir şeydir ve bireyin kendi algıları sınırında kimliği oluşacaktır. Herhangi bir birey çevre şartlarına uyum sağlamak için daha saldırgan, daha yırtıcı olabilirken aynı çevre şartlarında yaşayan başka bir birey ise bu çevresine uyum sağlamak için daha pasif, daha içe kapanık olabilir. Burada iki birey arasındaki dünyayı algılama farklılığını görebiliriz. Birisi saldırarak hayatta kalmayı seçerken diğeri ise geri çekilerek hayatta kalmayı seçecektir.
Çevremiz, çevremize olan algımız ve hayatta kalma yolu için en iyi şartları seçmemiz bizim kimliğimizi de oluşturacaktır. Kimliğimiz seçimlerimizi etkileyecektir. Kimliğimizi oluşturan yegane şey ise algılarımız olacaktır. Algılarımızı belirleyen şey ise çevremiz olacaktır. Çünkü çevremizdeki olanları algılarız. Bir insanın algısı değiştikçe kimliğinde de değişimler görmemiz bu yüzden mümkün olabilir. Bir insanın bilgi birikim düzeyi arttıkça kimliğinde de bir değişim söz konusu olabilir. Tabi bu değişim yaş ilerledikçe daha da azalacaktır. Ancak özellikle bir insan çocukluğunda veya genç yaşlarındayken kimliğini yetişkin bir insan göre çok daha kolay şekillendirip değiştirebilir. Çünkü bazı şeyler tam oturmamıştır ve birey daha enerjiktir. Kimlik değişimi enerji gerektiren esnek bir olaydır. Ve insan büyüdükçe bunu yapmakta zorlanır. Hatta yaşlı insanların bunu hiç yapamadığını bile görebiliriz. Aslında yaşlı insanların günümüze ayak uyduramamasının da en önemli sebeplerinden birisi budur. Yaşlanan insan kimlik değişimi gibi esnek ve enerji gerektiren bir aktiviteyi gerçekleştiremeyecektir artık. Ve içinde oturan pek çok anıyı, olayı, analizi yani kendince yarattığı gerçekliği de değiştiremeyecektir artık. Kimlik oluşumu çevre ve algılarımızla başlayan ve algıladığımız bu dünyayı analiz ederek bir davranış modeli geliştirme şeklimizdir aslında.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Şartlar bizi şekillendirir
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız