İnsanın kendi kendini kurban etmesinin en yaygın ve en trajik yolu nedir diye sorarsak, buradaki alacağımız cevap insanın kendi anlık heveslerinin peşinden gitmesi olarak düşünülebilir. Bir insan genellikle anlık hevesleriyle akıllıca olanı yapmak arasında sürekli bir çatışma içerisinde olabilir. Anlık heveslerimiz akılımızdan ziyade hormonlarımızdan gelmektedir, limbik sistemden gelmektedir. Akıllıca olan seçimleri ise daha çok frontal korteksten bize ulaşmaktadır. Bu ikisi arasında yapılacak olan seçim bir insanın geleceğini belirleyecektir aslında.
Anlık olanı seçmek, heyecan verici olanı seçmek her ne kadar insana keyif verse de günün sonunda ne yazık ki kaybedilen zaman ve heyecan verici olanın belki de sonunda zararlı çıkacak olması gerçeği insanı kendi kendini kurban etmesine sebep olabilir. Heyecan verici olan her zaman zararlı çıkacak diye bir şey yoktur. Ama bazen zararlı da çıkabilir. Buna basit bir örnek vermek gerekirse, bir çocuk veya bir genç düşünün. Bu genç, gençliğinde akıllıca olanı yapıp çalışmak yerine anlık heveslerinin peşinden gidip bilgisayar oynadığını varsayalım.
Veya belki de gezip tozduğunu, boş işler yaptığını varsayalım. Anlık hevesleri için bunu yapıyor olacak tabii ki. Zaman geçtikçe bu kişi işe yaramaz bir insan haline gelecektir. Ve belki de çok gezip tozduğu için veya çok bilgisayar oynadığı için sonunda kendisine zarar bile verecektir. Yani anlık heveslerin kurbanı olmuş olacaktır. İnsanın kendisini kurban etmesinin en trajik yolu budur işte. Anlık heveslerin peşinde koşmak. Akıllıca olanı yapmaktansa anlık heveslerin peşinde koşmak. Günün sonunda genellikle zarar getirecektir bireye.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Bu çok ciddi bir problem
İnsanı en çok kendisi kurban eder
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız