Tarihte güç kavramının nasıl oluştuğuna baktığımız zaman, genellikle belli sayıda insanın akıl ve güç bilgiyi yaparak, yeteneklerini bir arada kullanarak ve her daim bir arada hareket ederek bir güç oluşturduklarını görmüşüzdür. Tabi bazı güçlerin yönetim şekli tarih boyunca hükümdarlık ya da krallık olmuşken bazıları demokrasiyle veya cumhuriyetle yönetilmiştir. Ama her ne olursa olsun her zaman için bir takım, bir ekip ve iyi bir ekip yönetimi altında güç kurumları kendilerini götürebilmişlerdir.
Tabi tarihe mal olmuş güçlere baktığımız zaman hangisinin daha büyük bir güç unsuru oluşturduğunu öngörürsek, genellikle daha az bireyci ve daha çok ekip çalışmasına dayalı demokrasi veyahut da cumhuriyet gibi yapıların gerçek güç unsuruna yaklaştığını veya daha büyük bir etki yarattığını tarihte görebiliriz. Buna en iyi örnek olarak ise, geçmişten Roma İmparatorluğu ve günümüzde Amerika Birleşik Devletleri'ni gösterebiliriz. Ancak, gücün en enteresan yanlarından birisi, her zaman için bir tikele yönelme eğiliminde olduğudur. Yani güç, asla bir ekibin veya bölünmüş bir şekilde ayrı yapıların elinde bulunmaktansa, bir bireyin elinde olmaya daha çok yakındır.
İşte bu gücün tekelleşmesi veya gücün bu yöne doğru gitme isteği aslında, gücün kendisini oluşturan o ekip ve birlik yapısında yıkmasını ve gücün en sonunda kendi kendisini ortadan kaldırmasına sebep olmaktadır. Tıpkı Roma'nın daha sonrasında bir imparatorluğa dönüşmesi ve zamanla yönetilemez bir hale gelmesi gibi. Güç, yani gerçek güç unsuru, iyi bir ekip çalışmasıyla ve daha demokratik diyebileceğimiz şartlarda, doğru insanların ekip çalışması yapmasıyla kurulur ve tek bir gücün de tekelleşmesiyle birlikte yavaş yavaş kendini çürütmeye başlar. Bu da gücün döngüsüdür.
Yorumlar
Güç her zaman için tek ele ulaşmak ister
tekelleşmek isteyeceğini sanmıyorum
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız