Pek çoğumuz kendi çocukluğumuzda veya gençliğimizde gerçekleşmesi pek de mümkün olmayan hayaller veya planlar peşinde koşmuş olabiliriz. Genellikle insan çocukluğunda ve gençliğinde dünyanın realitelerini, hayatın realitelerini tam olarak kavrayamadığı için kurduğu hayallerde de bu realitelere örtüşmeyen bir sürü içerik olur. Ve bütün bu planlanamayan, realiteyle uyuşmayan, öngörülemeyen şeyler toplamı bize planlanamamış bir gelecek verir. Ancak büyüdüğümüzde ve hayatın realitelerini anlamaya başladığımızda kurduğumuz hayallerin neden gerçek olamayacağını anlarız.
Ancak bunu anlayana kadar, o güne kadar kurduğumuz hayaller bizler açısından gerçekleşmesi zor bir realite anlamına gelir. Yani gerçekleşmesi zor olan hayaller uzun süre boyunca zihnimizi meşgul ettiğinde veya bu tarz hayallerin peşinde koştuğumuzda sonrasında elimizde planlanmamış, hesaplanmamış bir gelecek kalır. Düşünsenize pek çoğumuz gençliğinde ünlü olmayı hayal etmiş olabilir. Veya çok kolay bir iş yapıp büyük gelirler elde etmeyi hayal etmiş olabilir. Ya da ideal bir ortamda yaşayıp, ideal bir ülkede olup, her şey ideal olarak yaşamayı hayal etmiş olabilir.
Peki kaç kişi bunlara ulaşabildi veya ulaşabilecek? Muhtemelen hiç kimse veya en azından bu hayalleri kuranların yüzde doksan beşinden daha fazlası bu hayallerin gerçekleştiğini göremeyecek, buna ulaşamayacak. Ve o yüzde doksan beş açısından gelecek planlanamamış bir kaos haline gelecek. Ve hayat zorlaşacak. İşte bu yüzden insanların gençliğinde kurduğu hayaller aslında onun hayatını gelecekte zorlaştıran bir olguya dönüşür. Çünkü gençliğimizde ve çocukluğumuzda gerçek dışı hayaller kurarız. Veya realitelerden uzak hayaller kurarız. Bu yüzden hayallerin peşinde çok fazla koşmamak en iyisi.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız