Bazen hayattaki karşılaştığımız zorluklara, güçlüklere baktığımızda bu zor durumlardan kurtulmak için bazı planlar yapabiliriz veyahut da hayatta belli bir amaca ulaşabilmek için yine bazı planlar yapabiliriz. Bütün bu düşüncelerin ve kurulan planların sonunda, yaratılan stratejilerin sonunda genellikle karşımıza bir yol haritası çıkar. Bazen uzundur bu yol haritası, bazen kısa. Ama yol uzun olduğunda farklı bir durumla daha karşılaşırsınız. O da sürecin sizi yıpratmaya, değiştirmeye başladığı andır. Yani sizi yıpratmaya başlayan şey sadece hayattaki zorluklar ve acılar olmaz. Aynı zamanda o zorlukları yaşarken, o zorluklardan çıkmaya çalıştığınızda yürüdüğünüz yol, planlarınızı uygulamaya çalıştığınızda yürüdüğünüz yol sizi yıpratmaya başlar.
Yol uzadıkça yıpranmanız artar. Bazı hislerinizin köreldiğini, hatta değişmeye başladığınızı bile görebilirsiniz. Çünkü plan ve stratejiler doğrultusunda değiştirilen alışkanlıklar zamanla sizin karakterinizi de değiştirebilir. Aslında uzun bir yol büyük bir değişim demektir. Özellikle bir insanın gerek nörolojik gerekse ruhani değişiminin belli başlı alışkanlıkları değiştirmekle ilgili olduğunu göz önüne alırsak uzun süre yürülen amaçlar, uzun gidilen yollar insanlarda çarpıcı ve büyük değişimlere sebep olabilir.
Örneğin siz oldukça çalışan işkolik birisiniz ve bundan sonra bu kadar çalışmamaya karar verdiniz veya yaptığınız bir planda bundan sonra bu kadar çok çalışmamanıza sebep olacak bir durum söz konusu. Söz konusu kişi bu uzun planı uygulamaya başladıkça ve çalışma sürelerinizi azalttıkça zamanla yapısının, karakterinin, hayata olan bakış açısnın da değişmeye başladığını görebilir. Gidilen uzun yollar insanları çarpıcı şekillerde değiştirebilir.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız