Mayıs 06, 2026

Divan'daki Kubbe

Fatih devrine kadar, Di­van-ı Hümayun bizzat padişahların başkanlı­ğında, bu tarihten sonra da veziriazamın riyasetinde top­landı. Padişah, Divan başkan­lığını bıraktı. Bu değişim, Fetih'ten son­ra, Roma'nın İmparatorluk, İs­lâm devletlerinin Sultanlık ve Türklerin Hakanlık gelenekle­rini Fatih'in kendi kişiliğinde birleştirme fikrinin sonucuydu.

Divan'daki Kubbe

Fatih'in devletin idari teşkilat ve teşrifatında, yani protokolünde mey­dana getirdiği büyük yapısal değişim neticesinde, yeni bir çehreye kavuşan Divan-ı Hü­mayun'a katılanlar, iki ana gruba ayrılmaktaydı:

Divan'daki Kubbe

Erkân-ı erbaa ismiyle anılan ve başta sadra­zam olmak üzere, vezirler, kazaskerler, defterdarlar ile nişancıdan oluşan ilk zümre Divan'ın aslı olup, orada fikir beyan etme ve karar ver­me yetkisine sahip­tiler. Bu asli üyelerin arasına bazı görevliler de şartlı olarak dâhil olabilmekteydi. Bunlar­dan yeniçeri ağaları, vezir rüt­besinde iseler, Di­van'a katılabilir­lerdi. Üzerinde vezir­lik payesi de bulu­nan kaptanıderya­lar da İstanbul'da bulundukları za­man Divan toplan­tısına iştirak eder­lerdi.

Yorumlar

  • kubbe altında bir divan ile yönetim zor olmalı

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Depremin Akıcılığı

Depremin Akıcılığı

Ateş ve Deprem

Ateş ve Deprem

Düello: Bir Onur Meselesi

Düello: Bir Onur Meselesi

Düello Tarihi

Düello Tarihi

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Her Bakış Açısı Kendi Doğrusunu Yaratır

probiyotik

Depremin Akıcılığı

bubble30
Nielawore

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun