Osmanlı ordusu Akkoyunları yendikten sonra Anavutlu'ya yönelmiş ve Anavutlu'nun en güçlü kalesi olan İşkodro kalesini kuşatma altına almıştı. Osmanlı ordusu enteresan bir şekilde bu kaleyi bir türlü alamıyordu. İşkodro kalesi düşmüyordu. 1475 yılına gelindiğinde ise Venedik ile Osmanlı devleti arasındaki çatışmalar duraksadı. Bunun en önemli sebebi ise Venedik açısından artık Venedik'in Osmanlı devletine karşı saldıracak ya da savaşacak pek bir gücünün kalmamasıydı. Osmanlı devleti açısından en önemli sebebi ise Osmanlı devletinin Kırım'da uyguladığı politika ve Kırım'ı en sonunda kendi bünyesine katmasıyla sonuçlanmış olan Cenevizlerinden Kırım'da alınan belli başlı yerlerdi.
Osmanlı devleti hem doğuyla savaşını kazanmış hem de batı haçlı ittifakına bastırabilmiş ve bunu yaparken de Kırım'ı kendi bünyesine katabilmişti. İnanılmaz bir güçtü Osmanlı devletinin elindeki bu güç. Tüm bunlar yaşanırken Osmanlı Devleti açısından bir hesaplaşmanın daha vakti gelmiştir. O da, Boğdan Prensliği ile Osmanlı Devleti arasında yaşanması gereken bir hesaplaşmadır. 1475 yılında Venedik ile savaşılırken, Akkoyunlar ile uğraşılırken, bir yandan da Boğdan'da Raçova Muharebesinde Osmanlı Ordusu son derece ağır bir hezimete uğratılmıştı. Fatih geri dönüp bu yenilginin hesabını hemen soramadı tabii. Ancak 1476 yılına gelindiğinde Fatih bu yenilginin hesabını sormak niyetindeydi. Bunu yapacak gücü ve odağı artık vardı. Ne de olsa doğusunda bir Akkoyunlu tehdit ortadan kalkmış, batıda Venedik ve müttefikleri iyice bastırılmış ve Kırım Hanlığı da Osmanlı Devleti'ne katılmıştı. Şimdi sıra Boğdan'a gelmişti. Üstelik bu sefer Kırım Hanlığından da Boğdan'a saldırması istiyordu Osmanlı tarafından.
Yorumlar
Boğdan'da rövanş zamanı
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız