Bergama Kütüphanesi, İskenderiye Kütüphanesiyle çok sıkı bir rekabet içindeydi. Ancak, kent büyük bir papirüs sıkıntısı çekiyordu. İşte bu noktada, Bergamalı kâtiplerin mutlaka yeni bir madde keşfetmeleri gerekiyordu. Sonunda çözümü buldular: Keçi ve koyun gibi hayvanların derisini iyice tabaklayıp incelttiler ve yeni buldukları bu yazı aracına "Bergama derisi' anlamına gelen "pergamena" adını verdiler. Bu ad, daha sonra dünya dillerine "parşömen" olarak yayıldı. Parşömen üretiminde ceylan, antilop derisinden yaralanılıyordu.
Buzağıdan elde edilen ise, en kaliteli olanıydı. Parşömen, öteki yazı yüzeylerine göre daha avantajlıydı. Bir kere daha sağlamdı, her iki yüzüne de yazılabiliyordu ve asıl önemlisi katlanabiliyor, sayfa biçiminde kesilip daha sonra dikilerek kitap haline getirilebiliyordu. Bu, yazılım dünyasında bir devrimdi. Artık her şey değişiyordu. Kitap haline getirilmiş parşömen, insanın ellerini, okurken özgür kılmıştı. Okuma da içerik değiştirmişti. O tarihe kadar okuyabilmek için panoramik bir açıya gerek vardı. Artık, gözün yukarıdan aşağıya doğru hareket etmesi yeterli olacaktı. Bu, modern kitabın emekleme çağıydı.
probiyotik
Yorumlar
Antik dönemin bilgi deposu
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız