Başka insanlar için yaşama kavramı, daha çok başkalarını memnun etmek için yaşamakla aynı kategoride düşünülebilir. Peki bir insan niye başkalarını memnun etmek için yaşar ve kendini neden bu kadar kötü bir duruma düşürebilir? Bunun başlıca sebeplerinden bir tanesi, bireyin yalnızlıktan korkmasıdır. Evet, bir bireyin kendi başına kalamayacağı için, yalnızlığa karşı büyük bir korku beslediği için başkalarını memnun etmeye çalışmaya başlar, başkalarını kendinden daha ön plana koymaya başlar.
Bu aslında bir bireyin felaketidir. Birey başkalarını memnun etmek için yaşadıkça iki tane kötü süreç içine kendini sokar. Bu iki kötü süreçten bir tanesi, kendi benliğini ve kendine olan öz saygısını kaybetmeye başlamasıdır. Çünkü başkalarını memnun etmeye başlayan bir birey, aslında her türlü kendisine gelebilecek aşağılamaya da, alaya karşı da duyarsızlaşması gerekir ki, oldukça birey, kendine olan saygısını kaybeder.
Ve kendine saygısını kaybeden birey ise, ikinci bir süreç olan, başkalarının da saygısını kaybetmeye başlaması sürecine gelir. Evet, kendine saygısı olmayan bir insana, ve kendine olan saygısını kaybeden bir insana, başkaları da saygı duymamaya başlar. Ve birey, başkalarının da saygısını kaybettikçe, ortaya çıkan tabloda, son derece, yıkık, dikmiş, biçare biriyle karşı karşıya kalırız.
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız