Bir insanın içinde bulunduğu realiteye baktığımız zaman aslında realite denilen kavramın insan açısından kısıtlı olduğunu görebiliriz. Çünkü insan kısıtlı bir doğa algısına sahip bir canlıdır. Örneğin, insanın duyabildiği frekanslar belli bir aralıktadır. Görebildiği dalga boyları sadece bildiğimiz beyaz ışık dalga formundadır. Ötesindeki olan dalga formlarını göremez, hissedemez, duyamaz. İnsan algısı sınırlandırılmıştır, sınırlı bir aralıkta bırakılmıştır. Ve bu yüzden realitede insan açısından o derece kısıtlıdır aslında.
İşte tam da bu sebepten dolayı bir insanın kainatın realitelerine ulaşması aslında pek de mümkün değildir. Bir düşünsenize, tüm dalga boylarını işitip görebilen, hepsini algılayabilen bir canlı olsaydık, realiteye daha çok yaklaşmaz mıydık? Belki de paranormal olayları gözümüzle görebilir, kulağımızla duyabilirdik. Ya da evrende olan bambaşka olayları görüp duyabilirdik. Ancak bunu yapamıyoruz. Şu anda pek çok şeyi algılamak için teknoloji ve teknolojinin getirdiği cihazları kullanıyoruz. Morosif ışıkları veya kırzorif ışıkları incelemek için cihazlarımız var.
Ama biz bunları doğal olarak göremiyoruz. İzegenlerin ürettiği sesleri kendi duyabileceğimiz şekilde dönüştüren cihazlarımız var. Ama biz bunları duyamıyoruz. Biz bunları göremiyoruz. Ve bunun gibi daha göremediğimiz ve duyamadığımız nelerin olduğunu bir düşünsenize. Aslında insan son derece sınırlı bir realite algısına sahiptir. Bu sebepten dolayı.
Yorumlar
İnsan sınırlarla yaratılmıştır
bence bu insandan insana göre değişir
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız