Lüks tüketimi kabaca bir şekilde tanımlamamız gerekirse insanın temel ihtiyaçlarını veya günlük hayattaki ihtiyaçlarını gereksiz şekilde pahalı ve enteresan yollardan karşılama hali diyebiliriz. Lüks tüketim çok pahalı bir yemek tüketmek olabileceği gibi çok pahalı bir arabaya binmek de olabilir, çok pahalı eşyalar da almak olabilir. Bununla birlikte lüks tüketim aslında insanın ihtiyacı olmayan şeyleri tüketmesi de olabilir. Yemek örneğinden devam edersek siz karnınızı kuru fasulye pilav da doyurabilir.
Çok pahalı bir restoranda çok pahalı bir et yemeği yiyerek de doyurabilir. Sonuçta karnınız doymuş olur ama siz pahalı restorandaki o yemeği yerseniz lüks tüketimi seçmiş olursunuz. Veya basit bir giysiyi de üzerinize giydiğiniz zaman sizi dışarının etkilerinden koruyabilir. Lüks bir giysi de bunu yapabilir. Ama siz lüks giysiyi seçtiğiniz zaman gereksiz bir harcama yapıp lüks tüketime yönelmiş olursunuz. Ve günümüzün belki de en ciddi problemlerinden birisi insanların lüks tüketim hastalığına kapılmış olması.
Buna lüks tüketim hastalığı diyorum. Çünkü bir insanın hayatını, sermayesini, emeklerini belli başlı anlık harcamalar uğruna hiç eden bir durum aslında lüks tüketime fazla yönelmek. Bu yüzden buna bir hastalık demeyi tercih ediyorum. Lüks tüketim sizin belki de aylar boyunca yaptığınız çalışmayı, gösterdiğiniz emeği saçma bir ürün uğruna tüketmenize sebep olan ve sizin uzun vadede tüm emeklerinizi boşa çıkaran bir hastalık gibidir. Oysa ki bunca pahalılığa hiç gerek yoktur.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız