İnsanların algısı, çevrelerindeki dünya hakkında onlara pek çok bilgi verir. Bu bilgileri verirken aslında algı dediğimiz şey, son derece önemli iki mekanizma kullanır. O da kıyaslama mekanizması ve diğer bir mekanizma ise bir değer biçme mekanizması. Kıyaslama dediğimiz şeyi zaten yaşadığı bir olayı, yaşadığı bir diğer olayla veya başkasının yaşadığı olaylarla kıyaslayarak bir değer biçme aracı haline getirir veya ne olduğunu anlamaya yönelik bir girişimde bulunur. Tam olarak değer biçme dediğimiz şey ise, yaşanan olayın sıklığıyla veya bulunabilirliğiyle ölçer aslında. Yani çok basit bir şekilde düşünecek olursak, insan, yaşadığı olayların sıklığı ve bu yaşanan olayın başka olaylarla kıyaslanması üzerinden bir değer mekanizması oluşturabilir. Örneğin bir insana bir kere çiçek verirseniz, bu çiçek onun için çok değerli olabilir.
Ama bir insana her gün çiçek verirseniz ve çevredeki insanlara da her gün çiçek verirseniz, bu çiçek verme olayı son derece değersiz bir hale gelecektir. Değer verme mekanizmasını kabaca bu şekilde düşünebilirsiniz. İşte burada değer verme mekanizmasını çarpıtan en önemli şeylerden birisi bu yüzden o şeyin varlığı veya yokluğuyla ilgilidir. Eğer bir insan toplumda pek çok insanın yaşayabildiği veya ulaşabildiği çok basit şeylere bile ulaşamaz halde olursa, burada bir değer çarpıtması veya algıda bir yanılsama görülebilir. Çünkü herkesin kolaylıkla ulaştığı bir şeye ulaşamadığı için o insanın algısına göre o şey olduğundan çok daha değerli gözükebilir ve bir yanılgı oluşur.
Yokluğun yarattığı yanılgının insan tarafından fark edilememesi, onun açısından aslında zararlı bir durumdur. Çünkü böyle bir koşulda insan, değer verilmemesi gereken şeylere fazla değer biçerek enerjisini, zamanını ve kabiliyetlerini yanlış yollar peşinde koşarak geçirir, yanlış olayların peşinde koşarak geçirir veya en kötüsü, yanlış insanların peşinde koşarak geçirir. Değer verilmemesi gereken objelere, değer verilmemesi gereken olay veya kavramlara, değer verilmemesi gereken insanlara yani değersiz olana çok değer biçmeye başlar. Böylece bir bakmışız ki yokluk yüzünden algısı çarpıtılmış olan insan, hayatındaki pek çok şeyi, zamanını ve enerjisini boşa harcamış olur.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız