Bazıları daha az kendini geliştirirken, bazıları daha çok kendini geliştirir. Bunun sebebi ne olabilir? Bazıları diğerlerinden daha mı zekidir? Hayır, aslında çok büyük bir zeka farkı genele bakıldığında yoktur. Bazıları çok mu enerjiktir, çok mu güçlüdür? Hayır, aslında genele baktığımız zaman böyle bir farklılık da söz konusu değildir. Sadece bazıları kendilerini daha çok zorlamak mecburiyetindedir. Bazılarımız başarmak zorundayken, bazılarımız başarmak zorunda değildir. Bazılarımız doğru yönlendirilirken, bazılarımız yanlış yönlendirilmiştir. Bazılarımız bir yolda yürürken, bazılarımızsa kaybolmuştur. Aslında gelişimin ne olduğuna baktığımız zaman kendimizi doğru bir yolda sonuna kadar zorlamak olarak görebiliriz. İşte gelişim dediğimiz şey aslında budur.
Ne tam olarak zekayla ilgilidir, ne tam olarak güçle ilgilidir. Sadece bir insanın kendini zorlamasıyla ilgilidir. Her seferinde daha çok ağırlık kaldırmak vücudunuzu geliştirir. Her seferinde daha zor problemler çözmek beyninizi geliştirir. Her seferinde daha iyisini yapmaya çalışmak, daha zoru başarmaya çalışmak sizi geliştirir. Ta ki siz yaratılışınızın size getirdiği sınırlara dayanana kadar. İşte gelişim dediğimiz şey aslında bundan ibarettir. İnsanın ya iradesiyle ya da hayatın ona dayatmış olduğu zorunluluklar sebebiyle sınırlarını sonuna kadar zorlayıp kendini geliştirmesidir. Pek çok insan buna mecbur kalmaz aslında. Bugün iyi kötü herkesin bir konfor alanı var. Ama ya konfor alanı da olamayanlar? Onlar ne yapacak? Onlar bir şekilde kendilerini zorlayacaklar. Onlar bir şekilde gelişecekler. Ama doğru ama yanlış yönde. Ama gelişecekler.
İşte medeniyetler böyle gelişir. Ya kendini belli bir alanda zorlamış insanların gösterdiği başarılar veya zor şartların insanları geliştirmesiyle ortaya çıkan insanların medeniyete yaptığı katkılar. Her iki gruptan insanın da medeniyete yaptığı katkılar medeniyeti geliştirir. Onun dışında kalan herkes var olan medeniyetin ayakta durması için dönen birer çark dişlisinden başka bir şey değildir aslında. Ne yazık ki medeniyet dediğimiz şey özünde budur. Hepimiz birer çark dişlisiyiz. Bazılarımız daha gelişmiş çark dişlileridir ve medeniyeti değiştirir, sistemi değiştirir. Bazılarımız ise gelişmemiş, sadece çark dişlisi olan çark dişlileridir. Hepsi bu. Ama patron da olsanız, işçi de olsanız, zengin ya da fakir, güçlü ya da güçsüz olun, bir şekilde medeniyetin içindeki bir çarksınız sonuçta. Medeniyet siz olmadan da devam eder. Sizin yerinize başka çarklar bulunlar. Ama medeniyet yaşar ve gelişim devam eder. Kendini geliştirmiş insanlar sadece daha büyük çarklar olur veya medeniyeti değiştiren çarklar yaparlar. İşte gelişimin realitesi budur.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız