İnsanların özgür iradelerine saygı duyulması, insanların özgür iradeleriyle hareket edebilmesi ve buna karışılmaması, günümüzde özellikle demokratik olduğunu söyleyen yönetimlerin sıkça kullandığı argümanlardır. Ancak bir insan gerçekten özgür iradeli midir? Yani gerçekten özgür müdür? Bunu bilemeyiz. Aslında şöyle bilebiliriz, bakış açısına göre ve doğru bir bakış açısına göre hiçbir insanın aslında özgür bir iradeye sahip olmadığını söyleyebiliriz. Peki neden insan özgür değildir? İnsan yalnızken bile, üzerinde hiçbir baskı unsuru yokken bile kendi içindeki belli başlı dürtülerin kölesidir aslında.
Örneğin, bir insan yemek yemezse açlıktan ölecektir. İnsan, özgür kaldığı zaman bile hayatta kalmak için mücadele etmek zorunda olacaktır. Ya da bir insan, kendi üreme içgüdüsünün kölesidir. Hiçbir baskı ve zorlama altında olmadan, üreme içgüdüsünün peşinde koşacaktır. Ve insan mutlu olmak ister, haz almak ister. Hiçbir baskı ve zorlama altında kalmadığı bir durumda bile insan, haz alma, mutlu olma gibi kavramların peşinde koşacaktır.
Dolayısıyla insan aslında hiçbir zaman özgür bir iradeye sahip değildir. Ayrıca insan, günümüz evrenine bakıldığında, dünya isminde bir gezegene sıkışıp kalmış ve sadece bu gezegenin nimetlerinden faydalanabilecek düzeyde yaratılmış bir canlıdır. Dolayısıyla insan, yaratılışa gereği aslında özgür bir canlı değildir. Öncelikle kendi dürtülerinin kölesidir. Sonrasında da içinde yaşadığı gezegene hapsolmuş durumdadır. Sınırlı bir algıya ve sınırlı bir kapasiteye sahiptir. İnsan aslında özgür iradeli değildir.
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız