"Tanrının sopası" lakaplı Atilla'nın, Avrupa'daki ilerleyişini, diğer güçlerin aralarındaki anlaşmazlıkları kullanarak gerçekleştirdiği biliniyor. Gerek Doğu gerekse Batı Roma İmparatorluğu ile her zaman iyi ilişkiler kurmuş ve Roma lejyonlarıyla sürekli karşı karşıya gelmekten kaçınmıştı. Nitekim, bazı Roma imparatorları, daha kuzeyden gelecek barbar kavimlerine set oluşturması için Atilla'ya Tuna boylarına yerleşme izni vermişti.
Batı Avrupa Hun İmparatorluğu Atilla ile öylesine özdeşleşmiş, öylesine onun ince diplomasi oyunları üzerine kurulmuştu ki, M.S. 453 yılında Attila'nın ölümünden sonra kısa bir süre içinde parçalanmaya başladı. Hun Birliği'ni oluşturan ulusların her biri kendi beyliklerim ve krallıklarını ilan ettiler.
Tarihçiler, bazı Hunlar'ın İtalya ve Macaristan'da kaldıkları konusunda görüş birliğine sahipler... Bazı Hunlar'ın ise tekrar geldikleri bölgelere, Volga boylarına çekildikleri tahmin ediliyor. Ama Hunlar'ın asıl büyük çoğunluğunun kendileri gibi Ural-Altay ailesinden olan Türklerle kaynaştığı sanılıyor. Bu birleşmeden doğan Avar'ların 6. yüzyılda Macaristan ovalarını istila ettikleri ve ancak 9. yüzyılda buralardan çekildikleri biliniyor. 7. yüzyılda bugünkü Bulgaristan'ı kuran insanların ataları olan "proto-Bulgarlar’ın da Batı Avrupa Hunları'nın devamı olduğu tahmin ediliyor. Bazı tarihçilere göre ise bugünkü Kazaklar'ın ataları da Batı Avrupa Hunları...
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız