''William Shakespeare adında birisi yaşadı mı?'' dan tutunda, ''Yok ya, bir kurul varmış yazıp yazıp bu adama veriyormuş abi!'' ye oradan ''Okuma yazması yok ki bunun kesin satın aldı kesin.'' cümlesine kadar neler söyleniyor İngiliz şairlerinin kralı hakkında neler. Evet eserleri ve kendisi hala büyük bir gizem barındırıyor içinde ama olsun. Bugün yaşadığını ve eserlerini kendi yazdığını kabul ederek yazıyorum içeriğimi. O zaman başlayalım. William Shakespeare kimdir?
Elizabeth dönemi İngiltere'sinden tüm dünyaya yayılmış ünü ile günümüzün hala en çok okunan yazarları arasında olan William Shakespeare, 23 Nisan 1564 tarihinde şu yukarıda gördüğünüz evde dünyaya geldi. Ev Avon nehrinin kıyısında olduğu için William Shakespeare'e ''Avon Ozanı'' lakabı takıldı hatta.
Bu yakışıklı Shakespeare abimizin babası yani John Shakespeare baya otoriter bir adam. Hatta çocuklarına karşı katı disiplin kuralları uyguluyor. Annesi Mary Arden ise çok daha duygusal bir kadın. Hatta William Shakespeare, eserlerindeki kadın karakterlerin sahip olduğu dengeli tavırlarını, kıvrak zekalarını ve adeta büyüleyici özelliklerini yazarken annesinden esinlenerek yazdığı söyleniyor.
Ailesinin sekiz çocuğundan üçüncüsü olan William Shakespeare, Latince dilini eğitiminde esas kabul eden Stratford'un en nitelikli okullarından birinde eğitim aldı. İşte bu eğitim sırasında büyük yazarların eserleriyle tanıştı ve onları okumaya başladı. Mezun olduktan sonra üniversiteye gitmeyen William Shakespeare 1582 yılında Anne Hathaway ile evlendi ve çiftimizin üç çocuğu oldu.
1592 yılında Londra'daki tiyatro camiasında adını duyurmaya başlasa da bu sürece kadar geçen 18 yıllık zamana dair herhangi bir kayıt bulunmuyor. Nasıl başladı yazmaya? Yok efenim ilk eseri ne? İlk eserini yazarken kim ya da kimlerden fikir aldı? İşte tüm bu sorulara verilecek bir cevap ne yazık ki yok. Hatta Stratford'da yaşayan herhangi bir insan evladı William Shakespeare'in yazar kimliği hakkında bilgiye bile sahip değil. En başta bahsettiğimiz dedikodu kazananın altını harlayan konular bunlar işte. Neyse biz kabul ettiğimiz şekilde yolumuza devam edelim.
Üniversite eğitimi almadığı ve taşralı olduğu için dönemin en ünlü yazaralarından Robert Green tarafından taşlandı. Üzülme Shakespeare'ciğim reklamın iyisi kötüsü olmaz. Bu taşlama beklenenin aksine Shakespeare'in çok daha hızlı ünlenmesini sağladı. Veba salgınından dolayı 1594 yılına kadar tiyatrolar kapalı kaldı. 1594 yılında tiyatrolar geri açıldığından Lord Chamberlains's Men adında bir tiyatro gurubu William Shakespeare'in yazdığı oyunları oynamaya başladı. Hatta Shakespeare bu oyunlarda aktif olarak rol aldı.
Büyükşehirin asi ve başına buyruk sanatçısı olarak yaşayan William Shakespeare, memlekitine dönünce tam bir taşra beyefendisi oluyor. Sanırım anne terliği o dönemde de vardı. Seni çok iyi anlıyorum kardeşim Shakespeare. Günümüze kadar 11 trajedi, 17 komedi ve 7 tane tarih konulu oyunu, 154 sonesi ve iki uzun ama gerçekten uzun öyküsü bulunan William Shakespeare, Britanyalıların konuştuğu Cermenik ve ilkel Anglosakson diline 3000'den fazla kelime katarak dünyanın en gelişmiş kelime haznesinden birini var etti desek abartmış olmayız.
23 Nisan 1616 tarihinde vebadan dolayı William Shakespeare aramızdan ayrıldı. Holy Trinity Kilisesin'deki mezarının başında bulunan taş levhada bile adam şov yapmış arkadaş. Gör bak ne kazıtmış o levhaya:
'' Güzel arkadaş İsa aşkına bir dur da sakın
Eşmeden örtüsünü üstümdeki toprağın.
Bu taşları koruyan her kim olursa kutsansın
Kemiklerimi yerinden oynatana ise lanetler yağsın.''
William Shakespeare kimdir? William Shakespeare nerede doğdu? William Shakespeare nerede okudu? William Shakespeare evlendi mi? William Shakespeare'i kim taşladı? William Shakespeare'in hangi konularda kaç eseri vardır? William Shakespeare'in annesi ve babası kimdir? William Shakespeare'in eserlerindeki kadın karakterlerde kimden esinlendiğini görebiliriz?
Yorumlar
3000 yeni kelime helal olsun
Mezar da bile ustalığını ortaya koymuş
Elinize sağlık. Gençliğimde Devlet Tiyatrolarında Kral Lear, Hamlet ve Othello adlı eserlerini izleme fırsatı bulmuştum. O günler güzeldi. Teşekkürler.
Doğum gününde mi ölmüş yani? Gerçekten yeni bir fobi edinmiş olabilirim kendi adıma...
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız